00:00:00
Yükleniyor...

Yıl: 1996 – Türkiye ile İran arasında doğalgaz anlaşması imzalandı.

İran (Farsça: ایران), resmî adıyla İran İslam Cumhuriyeti (Farsça: جمهوری اسلامی ایران), Batı Asya’da yer alan bir ülkedir. Kuzeybatıda Türkiye ve batıda Irak, kuzeyde Azerbaycan, Ermenistan, Hazar Denizi ve Türkmenistan, doğuda Afganistan, güneydoğuda Pakistan, güneyde Umman Körfezi ve Basra Körfezi ile komşudur. İran, 1.648.195 km2 (636.372 sq mi) alanda yaklaşık 92 milyonluk çok etnikli nüfusuyla hem coğrafi büyüklük hem de nüfus bakımından dünyada 17. sırada yer almaktadır. Asya’nın en büyük altıncı ülkesidir ve dünyanın en dağlık ülkelerinden biridir. Resmî olarak bir İslam cumhuriyeti olan İran, 31 il ile beş bölgeye ayrılmaktadır. Tahran ülkenin başkenti, en büyük şehri ve finans merkezidir. İran, Alt Paleolitik Çağ’dan bu yana insanların yaşadığı bir bölge oldu. İran’ın büyük bölümü ilk olarak MÖ 7. yüzyılda Siyaksares yönetimindeki Medler tarafından siyasi bir bütün olarak birleştirildi ve Büyük Kiros’un antik tarihin en büyüklerinden biri olan Ahameniş İmparatorluğu’nu kurduğu MÖ 6. yüzyılda bölgesel zirvesine ulaştı. Büyük İskender, MÖ 4. yüzyılda imparatorluğu fethetti. Ardından MÖ 3. yüzyılda bir İran ayaklanmasıyla Part İmparatorluğu kuruldu ve ülke yeniden özgürlüğüne kavuştu; bu devletin yerini MS 3. yüzyılda Sasani İmparatorluğu aldı. Sasani dönemi, İran tarihinin altın çağlarından biri kabul edilir. MS 7. yüzyılda Müslümanlar bölgeyi fethederek İran’ın İslamlaşmasına yol açtı. Sasani döneminde gelişen edebiyat, felsefe, matematik, tıp, astronomi ve sanat, İslam’ın Altın Çağı sırasında yeniden canlandı. Bu dönemde bazı İranlı Müslüman hanedanlar, Arap fetihlerinin ardından Arap etkisinin yoğun olduğu yönetim ve kültür alanlarını sınırlayarak Farsçayı kullanmaya devam ettiler. 11. yüzyılda Selçuklu Türkleri İran’ı hâkimiyeti altına aldı. 14. yüzyılda Timur’un fetihleri sonra bölgede bir kültürel canlanma yaşandı ve özellikle edebiyat, sanat ve bilim alanlarında Timurlu Rönesansı görüldü. 16. yüzyılda Safevîler, On İki İmam Şiiliğini resmî mezhep ilan ederek İran’da yeniden birleşik bir devlet yapısı kurdu. İran, 18. yüzyılda kurulan Afşar İmparatorluğu döneminde dünyanın önde gelen güçlerinden biri hâline geldi; ancak bu durum, 1790’larda Kaçarların iktidarı ele geçirmesiyle sona erdi. 20. yüzyılın başlarında İran Meşrutiyet Devrimi yaşandı ve ardından 1925 yılında Rıza Pehlevi’nin son Kaçar şahını tahttan indirerek Pehlevî Hanedanı’nı kurmasıyla yeni bir dönem başladı. Başbakan Muhammed Musaddık’ın petrol endüstrisini millîleştirme girişimleri, 1953 yılında İngiliz-Amerikan destekli bir darbeyle sonuçlandı. 1979’daki İran Devrimi sonrasında monarşi devrildi ve Ruhullah Humeyni’nin ülkenin ilk Dinî Lideri olduğu İran İslam Cumhuriyeti kuruldu. 1980 yılında Irak, İran’ı işgal etti ve bu olay, sekiz yıl süren İran-Irak Savaşı’nı başlattı; savaş, tarafların üstünlük sağlayamamasıyla sonuçlandı. 2026 yılında Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail, rejim değişikliği hedefiyle İran’a karşı geniş çaplı saldırılar başlattı. İran’ın misillemeleriyle çatışmalar savaşa dönüştü. İran, resmî olarak başkanlık sistemine sahip üniter bir İslam cumhuriyeti olarak yönetilmekte ve en yüksek otorite, ülkenin dinî liderinin elinde bulunmaktadır. Hükûmet otoriter bir yapıya sahiptir ve insan hakları ile sivil özgürlüklerin ciddi şekilde ihlali nedeniyle geniş çapta eleştirilmektedir. İran; dünya üzerindeki en büyük ikinci doğalgaz rezervine ve en büyük üçüncü kanıtlanmış petrol rezervine sahip olması, jeopolitik açıdan önemli bir konumda bulunması, askerî kapasitesi, kültürel hegemonyası, bölgesel nüfuzu ve Şiî İslam’ın küresel merkezi olarak kabul edilmesi sayesinde önemli bir bölgesel güç olarak öne çıkmaktadır. Satın alma gücü paritesine göre bakıldığında İran dünyanın en büyük 23. ekonomisine sahiptir. İran; Birleşmiş Milletler, İslam İşbirliği Teşkilatı, OPEC ve Ekonomik İşbirliği Teşkilatı’nın kurucu üyesi olup aynı zamanda Bağlantısızlar Hareketi, Şanghay İşbirliği Örgütü ve BRICS’in de mevcut bir üyesidir.

Paylaş: