Irak (Arapça: العراق, romanize: el-‘Irāk; Kürtçe: عێراق, romanize: Êraq), resmî adıyla Irak Cumhuriyeti (Arapça: جمهورية العـراق, romanize: el-Cumhūrīyyetü’l-‘Irākīyye; Kürtçe: كۆماريى عێراق, romanize: Komarî Êraq), Batı Asya’da yer alan bir ülkedir. Güneyde Suudi Arabistan, kuzeyde Türkiye, doğuda İran, güneydoğuda Basra Körfezi ve Kuveyt, güneybatıda Ürdün ve batıda Suriye ile komşudur. Irak, 438.317 km2 (169.235 sq mi) bir alanı kapsamaktadır ve yüzölçümü bakımından dünyanın 58. büyük ülkesi olup, 46 milyonu aşkın nüfusuyla en kalabalık 31. ülke konumundadır. 8 milyondan fazla nüfusa sahip olan Bağdat, ülkenin başkenti ve en büyük şehridir. MÖ 6. binyıldan itibaren Irak’ın Dicle ve Fırat nehirleri arasındaki verimli ovaları, Mezopotamya olarak bilinen bölgede ilk şehirlerin, medeniyetlerin ve imparatorlukların doğmasına zemin hazırladı. Sümerler, Akadlar ve Asurlular gibi uygarlıklar bu bölgede ortaya çıktı. Mezopotamya, yazı sistemleri, matematik, denizcilik, zaman ölçümü, takvim, astroloji, tekerlek, yelkenli tekne ve ilk hukuk kurallarının geliştirilmesiyle medeniyetin beşiği olarak anılır. Müslümanların Mezopotamya’yı fethinden sonra Bağdat, Abbâsî Halifeliği’nin başkenti olmuş ve İslam’ın Altın Çağı’nda dünya çapında bir kültür ve bilim merkezi hâline geldi. Beytü’l-Hikme gibi kurumlar burada kuruldu. Şehrin 1258’de Moğollar tarafından yıkılmasının ardından bölge, salgın hastalıklar ve birbirini izleyen imparatorluklar nedeniyle uzun süreli bir gerileme dönemi yaşandı. Irak aynı zamanda Hristiyanlık, Yahudilik, Yezîdîlik ve Sâbiîlik gibi dinler açısından da kutsal sayılan bir coğrafyadır ve derin bir İncil tarihine sahiptir. 1932’deki bağımsızlığından bu yana Irak, istikrarsızlık ve çatışma dönemlerinin yanı sıra önemli ekonomik ve askerî büyüme dönemleri de yaşadı. Osmanlı İmparatorluğu’nun bir parçası olan ülke, I. Dünya Savaşı’nın ardından İngiliz manda yönetimi altına girdi ve 1932’de bağımsız bir krallığa dönüştü. 1958’de gerçekleşen askerî darbeyle monarşi sona erdi ve Abdülkerim Kasım liderliğinde cumhuriyet ilan edildi. Daha sonra yönetim, Abdüsselam Arif ve ardından kardeşi Abdürrahman Arif’e geçti. 1968’de Arap Sosyalist Baas Partisi iktidarı ele geçirerek tek partili bir rejim kurdu. Ahmed Hasan el-Bekir’in ardından iktidara gelen Saddam Hüseyin, 1980 ile 1988 yılları arasında İran ile yıkıcı bir savaşa girdi. 1990’da ise Kuveyt’i işgal etti ve bu işgal, 1991 Körfez Savaşı’nın başlamasına yol açtı. 2003 yılında ABD öncülüğündeki koalisyon güçleri, Irak’ı işgal ederek Saddam Hüseyin’i devirdi. Bu olay, Irak Savaşı olarak bilinen ve 2011’e kadar süren kanlı bir iç çatışmalar dönemini başlattı. 2013 ile 2017 yılları arasında Irak ve Şam İslam Devleti (IŞİD) ile savaştı. IŞİD’in 2017’de yenilgiye uğratılmasının ardından ülkede çatışmalar azalsa da, özellikle İran’ın artan etkisi ve mezhepsel gerginlikler gibi unsurlar nedeniyle siyasi istikrar hâlâ tam olarak sağlanamadı. Federal bir parlamenter cumhuriyet olan Irak, gelişmekte olan bir orta güç olarak kabul edilmektedir. Çok çeşitli bir nüfusa, coğrafyaya ve vahşi yaşama ev sahipliği yapmaktadır. Iraklıların çoğu Müslüman olmakla birlikte, önemli azınlıklar arasında Hristiyanlar, Zerdüştler, Sâbiîler, Yezîdîler, Yarsaniler ve Yahudiler bulunmaktadır. Iraklılar etnik olarak da çeşitlilik göstermektedir; çoğunlukla Araplar olmak üzere Kürtler, Türkmenler, Yezîdîler, Süryaniler, Ermeniler, Domlar, Farslar ve Şebekler de bulunmaktadır. Resmî dilleri Arapça ve Kürtçedir; ancak Süryanice, Türkçe ve Ermenice gibi diller de bölgesel düzeyde konuşulmaktadır. Dünyanın en büyük petrol rezervlerinden birine ev sahipliği yapan Irak, önemli bir petrol ve gaz endüstrisine sahiptir. Ayrıca tarım ve turizmi ile de popülerdir. Irak şu anda dış destekle yeniden inşa edilmektedir.