Kıbrıs Sorunu, Akdeniz’in doğusunda bulunan Kıbrıs adasında Kıbrıs Rumlarıyla Kıbrıs Türkleri arasında yaşanan siyasi tabanlı sorundur. Britanyalıların Kıbrıs Sözleşmesi sonrasında adayı kolonileştirmeleri ile halklar arası çatışmalar artış gösterdi. Bu tarihlerde taksim isteğinde bulunan Türkler ile enosis isteyen Rumlar birbirleri ile çatışmaya başladı. Kıbrıslılar tamamen öz belirtim hakkı istiyordu. Britanyalılar, sorunu “Rum-Türk anlaşmazlığına” bağladı ve sonunda 16 Ağustos 1960 tarihinde Kıbrıs; Yunanistan, Türkiye ve Birleşik Krallık’ın “Kuruluş, İttifak ve Garanti” adındaki 3 anlaşmayı imzalaması ile bağımsızlığını kazandı. Bağımsızlıktan sonra da ada üzerinde çatışmalar durmadı ve 1963’te Kıbrıs Türkleri ada yönetiminden çekildi. 1974’te, Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar arasında siyasi gerilimler şiddetli olarak artmaktaydı ve Yunanistan’daki askeri cunta desteği ile Kıbrıs’ta enosis’e yönelik aşırı milliyetçi Rumların darbe yapması sonucunda Türkiye, Kıbrıs’a Başbakan Bülent Ecevit’in Liderliğinde harekât düzenledi. Bunlarla birlikte, adanın kuzeyinde Türklerin yönetiminde politik bir düzenin meydana gelmesine neden oldu. Bu siyasi olaylarla günümüzdeki “Kıbrıs Sorunu” ortaya çıktı. 1983 yılında Türkiye, Kıbrıs Türk toplumunun ilan ettiği de facto yönetim olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını tanımasından sonra Kıbrıs Cumhuriyeti’ne Güney Kıbrıs Rum Yönetimi olarak hitap etmektedir. 13 Mayıs 1984’te de Güvenlik Konseyi 550 sayılı kararı ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ilanını ayrılıkçı bir hareket olarak tanımladı. Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi Türkiye’nin “işgali” altında olduğunu nitelendirdi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti günümüzde bağımsızlığı sadece Türkiye Cumhuriyeti dışında hiçbir ülke tarafından tanımayan de facto bağımsız bir cumhuriyet konumundadır. Adanın kuzeyi de jure olarak Kıbrıs Cumhuriyeti’ne ait kabul edilir. Bugün soruna ABD, Birleşik Krallık, Türkiye, Yunanistan, Birleşmiş Milletler ve son zamanlarda Avrupa Birliği dahil bulunmaktadır.